ANTONİN DVORAK – 8.&9. Symphony

Dvorak’ın hayatını araştırırken onun hep bir mücadele insanı olduğunu düşündüm. Zor şartlarda, çalışmak zorunda olan insanların evladı olarak ve şehir hayatından uzak bir köyde doğduğunu, bazı büyük besteciler gibi doğuştan gelen üstün yeteneklerle değil, geliştirmesi gereken becerileriyle azimle mücadele ederken düşündüm. Bohemyalıydı ve tarihi şartların ulusları uyandırmaya başladığı, ulusal ruhun imparatorluklara duyulan aidiyeti sarstığı yıllar. 1841’de Avusturya İmparatorluğu sınırları içinde doğmuş Anton. Küçük yaşlarından itibaren yaylı sazlara olan ilgisini, çalarak ve kendini sürekli geliştirerek devam ettirmiş. Konservatuarı çok iyi bir dereceyle bitirdikten sonra, diğer eserlerinin yanında tarihsel bir kahramanlık ve savaş şiiri, ona ülkesi dışında da bir ün kazandırmaya başlamış. Himnus adlı bu eserden sonra, ülkesinin manevi şahsında ve Çekoslovak ruhunu canlandıran Sloven Dansları ile milli kahraman düzeyine yükselmiş. 

Yaklaşık iki yıl önce eşimin de soprano koristlerinden biri olduğu İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası Korosundan dinlediğim Dvorak’ın Stabat Mater isimli ağıtsal eserinin hikayesi ise duygulandırdı beni. Henüz çok küçükken kaybettiği kız çocuğunun ardından yazılmış bu eser, dinleyen kulaklara bir kaybın acısını ve bir babanın suskun feryadını anlatır. 

İlginç bir bağlantı kurdum, bizim yazın dünyamızda yaşanan bir olay ile Dvorak’ın Almanya seyahati sonrası yaşadıklarıyla. Anton çeşitli burslarla gittiği Almanya’da hayranı olduğu Brahms’la tanışır ve belki de onun önerisiyle, o zamana kadar daha yakından araştırma fırsatı bulamadığı Beethoven’ı da iyice öğrendikten sonra, yazdığı senfonileri yakar (bizim 9. senfoni dediğimiz eser aslında onun yayınlanmış 5. senfonisidir). Bana hatırlattığı ise Bursa hapishanesinde Nazım Hikmet’in Orhan Kemal’in şiirlerini okuduktan sonra onu düzyazıya yönlendirmesi oldu. Orhan Kemal, sonrasında yazdığı öykü ve romanlarla Türk yazın tarihinde unutulmaz ve çok değerli bir yere gelmiştir. Anton Dvorak’ta birçok türde eser veren, kendi ulusunun gönlündeki tahtının da haricinde dünya sanat tarihinde de önemli bir yere sahip olmuştur. 

Sloven danslarındaki yerel ruhun aksine, zaman zaman hissedilse de bu yerellik, 8. Senfoni de yerini daha evrensel bir müziğe bırakıyor. Beethoven etkisinin hissedildiği eser, belki onun müziği kadar orkestral derinliğe sahip olmayabilir ama söyleyecek sözü olan, zaman zaman yükselen ve zaman zaman da sakince akan bir ritme sahip.

Antonin Dvorak göstermiş olduğu başarılarla yurt dışından da teklifler almış ve bunları değerlendirmiştir. İngiltere ve Almanya gezileri bunlara örnektir ama en radikali yeni kurulan New York Ulusal Konservatuarından aldığı davettir. 1892 yılında geldiği bu ülkede de kısa sürede sevilmiş, başarıları değerlendirilmiş ve kurumun müdürlüğüne getirilmiştir. Bu ülkede yaptığı araştırmalar ve folklor incelemeleri Amerikan müzik tarihi açısından da önemli yer tutmaktadır. Orada bulunduğu dönemin bir ürünü olan 9. Senfonisi, Amerikan yerlilerinin yerel müziğini batı müziği normları içinde ustaca harmanladığı ve özellikle efsanevi Allegro con fuoco adlı son bölümüyle büyük bir eserdir. Üçüncü bölüm Beethoven’a saygının dozunu yükseltmiş, büyük bestecinin 9. Senfonisine saygı duruşu niteliği kazanmıştır. Dvorak’ın üç yıl süren Amerika yolculuğunun bakiyesi dünya müzik tarihine bıraktığı “Yeni Dünya’dan” ismi verilen bu senfoni olmuş ve kendisi çok sevdiği vatanına geri dönmüştür. 

Rafael Kubelik yönetimindeki Berlin Filarmoni Orkestrasının tertemiz kaydından dinlediğim bu iki eser, Dvorak’ın müziğini tanımak ve yönelimlerini anlamak için bir anahtardır tabi ama kendisini ulusunun gözündeki yüksek mertebeye taşıyan Sloven dansları ve senfonik şiirlerini de değerlendirmek gerekir. 

Ülkesi için yapmaya çalıştığı işlerden biri olan ve kendisinin 1904 yılında düzenlediği ilk müzik festivalinin açılış gününde bir beyin kanaması geçirerek hayatını kaybetmiştir. Hatırası ulusunun kalbinde hâlâ canlıdır ve ulusal bir kahraman rolündedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir