Birhan Keskin – Ba

Kimin babasının hatırası kalmamış güzel, kiminin dilinin ucunda, kimi yutkunmuş o heceyi; kimi yutmuş, diyememiş hem ilk hem son sözünü. Şiir işte, buluyor bir yerinden hayattaki yerini, yerine yerleşmeni bekliyor, sevmişsin orayı, sevmemişsin, öksüz kalmış, dışarlanmışsın içinden; umurunda mı? Bazen incecik bir kitapla sızar derinin altına, iz bırakır içinde, ilk kez okuduğun bir şairin dokunaklı sözleri.

Ankara’da bir Ulaş ki, şehir şanslı kısılmış gözleriyle her sabah ve her akşam adımlar sokaklarını gizli bir alkolün kendinden memnun işbirliğiyle. Şehir şansı çekik ve tatar gözleriyle acıklı bir replik gibi ezberinde tüm göllerinin yeri ve ne şanslı şehir Ankara, yorgun göğüne benzer Ulaşın gözünün mavisi. Anekdotların, ambiyansların, tırnak içlerinde kendine ömürlük yuva yapmış anıların, kitaplık raflarında yanan romantik mumların adamısındır sen Ulaş; seversin yıllar sonra harfiyen anlatılan hatıraların tadını. Benim için seçtiğin o şiir kitabı, meğer benim değil senin hayatındaki yerine eklenmiş, okunmak için babanın gitmesini beklemiş. O gitmeden çok önce benim için bir dipnottu bulanık bir Ankara gölünde hem de bir sandalın içinde ve senin ısmarladığın biraları içerken balık tutmanız. Babası gitmiş bütün oğullara sor şimdi, hepsi seninki gibi büyük gitti, ve seninki de onlar gibi sessiz. İncecik şiir kitabı ki adı Ba, -ama ilk hecesi mi babanın son hecesi mi bilemedim-, uzadıkça uzadı, yol oldu da burdan oraya,bitmek bilmedi. Ben ithaf yazısını geçene kadar, içimden kocaman babam geçti. Bilemedim toy çocukluğumun hangi hecesiydi.

” Dilimde yarım bir hece gibi kalan, babamın güzel hatırası için…”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir