Bu ben

 

2017 yılında kırk yaşını bir geçmişken kendimi bildim bileli kitap okuyorum. Okuduklarım, okuyacaklarımı beraberinde getirdi hep ve ben sonunda yaşadığım dünyaya kitapların kapaklarının ardından bakmaya başladım. Her türden nitelikli edebiyat eseri bana yaşamın değerini, biricikliğini ve hayatın mutlu bitecek iyi bir edebiyat eseri gibi yaşanabileceğini öğretti.

Hayatımı Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni ve Pilates Eğitmeni olarak kazanıyorum. Her yaştan insanla spor, sağlık, beslenme ve sportif motivasyon alanlarında karşılıklı çalışıyor ve etkileşim içinde bulunuyorum. Sporcuların yazın ve sanat dünyasıyla ilgisi pek rastlanan bir durum değildir biliyorum. Edebiyat ve sanatı ruhum için, spor disiplinini ise vücudum ve sağlığım için bir yaşam standartı haline getirmeye çalışıyorum. Bunu yaparken bende birikenleri, yazarak anlatacağım bu platformda bana katılırsanız sevinirim.

Tabi ki yalnız değilim. 13 yaşında Arwen isimli bir kızım ve 3 yaşında Şan isimli bir oğlum var. Ve tabi sadece bu blog değil, bütün yaşantımın en büyük motivasyon kaynağı sevgili eşim Şemsinur ile biz bir takımız. Onlarla da tanışacaksınız.

Haydi başlayalım…

 

“Bu ben” için 5 yanıt

  1. “Hayatımı Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni ve Pilates Eğitmeni olarak kazanıyorum…” yazılarınızı genelinde anlatım bozukluklarına sıkça rastlanıyor. Bir örneğini paylaşıyorum.
    imlanız çok kötü.kullanılan ve yahut gerekli yerlerde kullanılmayan , noktalama işaretleri ve bağlaçlar , iyi niyetle başladığınız yazılarınızın anlaşılırlık tarafını ciddi zedeliyor. tasarım ve içerik gerçekten iyi.başarılar.

    1. İlginiz için çok teşekkür ederim. İyi niyetle yapmış olduğunuz hatırlatmalar benim için çok önemli. Okurken gözümü ve kulağımı tırmalayan daha birkaç yer var o yazının içinde. Bir blog sayfasına sahip olmanın heyecanı ve acelesi içinde, yazarken gözümden kaçan ve sonra dokunmaya hem zamanımın hem de gönlümün olmadığı bir yazı. Uyarınız için tekrar teşekkürler ve lütfen takip etmeye devam edin. Görüşmek üzere…

  2. kültürel yanınız çok iyi ve tam bana hitap ediyor . dilbilgisi öğretmeni olmadığınız için de , imla hatalarınız ile ilgilenmiyorum .

    jose saramago çok sevdiğim bir yazardır , ben de çok severim , heme hemen tüm kitaplarını okudum . aykırı insanları severim çünkü .

    Türk edebiyatı ilk 100 eser hakkındaki değerli görüşlerini almak isterim . kaç tanesini okudunuz mesela

    tşk .

    syg .

    1. Merhaba Alp Bey, yorumunuz için çok teşekkür ederim. Öncelikle, ilgi alanlari benzeyen insanların birbirlerini bulması, ortak paydalar aracılığıyla gerçekleşen tesadüfî karşılaşmalar bana çok keyif veriyor. Tesadüf diyorum ama, sevgili eşimin dışa dönük enerjisi ve iyi niyeti sizinle aramızdaki bu kültürel iletişime olanak sağladı. Sizin de tanıdığınız gibi, kendisinin yaşama hevesi ve sanat ilgisi beni de besliyor.

      Lütfen okuduğunuz yazılarımla ilgili yorumlarınızı belirtiniz. Sizin gibi, okuyan ve bunu bilinçle geliştiren kişilerin düşünceleri de tabii çok besleyici.

      Yazı yazıp yayınlamaya başladıktan sonra en çok, Türkçe’nin teknik ayrıntılarına hakimiyet
      konusunda eksiklik hissettim. İmla konusu da onlardan biri. Şemsinur son zamanlarda yazılarımı kontrol edemediği için bazı hatalar onun dikkatli gözünden kaçabiliyor.

      Saramago ile çok geç tanışmış olmak beni üzse de, konu kitaplar ve onların çok değerli yazarları olunca hiç geç değildir. Bu anlamda Saramago bana göre zamansız bir yazar. Anlatımı başlangıçta zorlayıcı olsa da, kendine özgülüğü onu benim için Marquez’in, Borges’in katına çıkarıyor. Çok keyif alıyorum okurken.

      100 temel eser içinde okuduğum kitapları yeniden gözden geçirince, listenin çeyreği kadarını okuduğumu ancak bunların içinde de yabancı eserleri daha çok tercih ettiğimi farkettim. Edebiyat keyfinin sınırlar ötesi bir yayılımı olduğunu düşünüyorum. Keyfimin peşinde olduğum için de sürekli gelişen bir okuma listesine uymaya çalışıyorum. Listem okuduklarımın içinden gelişiyor. Türk edebiyatını, 100 temel eser içindeki eserlerin kendilerinden değil, yaklaşık 15 yıldır takip ettiğim kültür- edebiyat dergilerinden (Varlık, Özgür Edebiyat, k) izliyorum. Geçmiş edebî dönemlerle ilgili, yayınlanmış eserleri okumak kadar edebiyatın nefes aldığı süreli yayınları da faydalı buluyorum.

      İlginiz için tekrar teşekkür ediyorum. Biraz siz bahsedin lütfen. Okurken en çok keyif aldığınız, okumak için sabırsızlandığınız yazarlar kimler ve eserleri nelerdir?

      Okuma keyfi kadar güzel günler dilerim, görüşmek üzere…

      1. günaydın Serkan Bey , değerli yorumlarınız için teşekkür ederim . Ben de , ilk 100 eserin 35 tanesini okumuş olan yetersizlerden biriyim açıkçası . Benim okumaktan en keyif aldığım yazarların başında ; Vedat Türkali geliyor . Bir gün tek başına , Güven , Kayıp Romanlar , Yeşilçam dedikleri Türkiye gibi kitaplar beni çok etkilemiş kitaplardır . Kemal Tahir’i de çok severek okurum . En son , Bir Mülkiyet kalesi ‘ni okudum . Yaşar Kemal tartışılmaz zaten . Hemen hepsini okudum . Rus klasikleri dışında , Emile Zola da favorilerim arasındadır . Ayrıca ; çok özel kitaplar olduğuna inandığım ; Kanunların Ruhu Üzerine ve İlahi Komedya kitaplarını da baş ucumda tutarım . Çok nadir olarak yarım bıraktığım kitap olur . Maalesef bir tanesi ; Ses Sese karşı olmuştur .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir