EDGAR ALLAN POE – DEDEKTİF AUGUSTE DUPİN ÖYKÜLERİ

Çok ta uzun olmayan bir geçmişte okuduğum ilk Poe kitabını hatırlıyorum şimdi. Öykülerdeki karanlık atmosfer, dozu yüksek gerilim daha da önce okuduğum o Kuzgun ve Anabelle Lee şiirlerinin atmosferiyle birleşince nasıl tekinsiz hisler uyandırmıştı ruhumda yazarla ilgili. Hele bir de yaşam öyküsünü okuyunca, gizemlerle dolu kısa hayatının gölgesi günlerce kalkmamıştı üzerimden.

Hayatını yaşayışı ve öykülerinde anlatmak istedikleriyle acaba küçük bir çocukken annesini intihar ederken defalarca izlediği tiyatro sahnesinin etkisi var mıydı? Babasını hiç görmeyişi ya da çok fazla sevdiği eşini erkenden kaybetmesinin, alkolün dönülmez sınırlarına doğru çekilmesindeki etkisi neydi acaba? Peki ölümünden birkaç gün önce sayıklar halde ve sefilce dolaşırken bulunup yatırıldığı hastanede tutulan kayıtlar neden kayboldu acaba?

Edgar Allan Poe kişilik olarak edebiyat dünyasının belki en enteresan simalarından biri olarak gösterilmesinin yanında sanatıyla da değerini hak eden bir şahsiyet. Şiirlerini, kısa öykülerini hiç pahasına satın alıp yayınlayan ve cevherini görmezden gelerek sömüren yayın dünyası, yeteneğini o yaşarken teslim etmemiş olabilir ama bugün Poe, polisiye edebiyatın ilk ve önemli temsilcilerinden kabul ediliyor. Özellikle atmosfer yaratmadaki başarısı şiir ve öykülerindeki satır aralarından zihninizin karanlık köşelerine nüfuz edebiliyor.

Ayrıca matematik konularında merak ve bilgi sahibi olduğu için öykülerinde çözülmesi zor cinayetleri, şifreli sırları da işlemiş. Özellikle “Morgue Sokağı Cinayetleri” isimli öykü imkansız görülen vahşi bir cinayetin sırlarını anlatan dehşetli bir öykü. Olay yeri anlatımı kan donduruyor.

Auguste Dupin, Poe’nun birkaç polisiye öyküsünde yer verdiği bir dedektif ve kitabımızdaki üç öyküde de polisiye düğümleri büyük bir maharet, özgüven ve yüksek kültürel birikimini gözler önüne sererek ustalıkla çözümlüyor.

İkinci öykü, Poe bu öyküyü yazdığı sıralarda henüz çözülmemiş ama yıllar sonra gelen itiraflarla aynen onun öykülediği gibi sonuçlanmış gerçek bir cinayet vakasını anlatması bakımından da ilgi çekici.

Tabi benim açımdan şöyle bir gariplik te yaşandı ki, Edgar Allan Poe’nun üç öyküden oluşan bu dedektiflik hikayelerini anlatan kitabının ilk sayfasını açtığımda Paris uçağındaydım.

Öykülerin üçünün de geçtiği yer 1800’lü yılların Paris şehriydi.

“EDGAR ALLAN POE – DEDEKTİF AUGUSTE DUPİN ÖYKÜLERİ” için 2 yanıt

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir