Tchaikovsky – Symphonies & Orchestral Works

Klasik müzik bilgisi bu müziği sadece dinleyerek gelişmiyor ve dinlerken aldığımız keyfi arttırmanın yolu da araştırmak ve okumakla birlikte gelişen bir bilgi türüne sahip olmak.

Beethoven’ın son eserlerini, özellikle anıtsal 9. senfoniyi, kulaklarının duyabileceği son ses kırıntılarını da kaybederken yazdığını biliriz ama onun yedinci senfoniden sonra bestelediği eserlerinde farkında olarak ya da olmadan, yazdığı notalarda ses frekansının yükseldiğini ve bunun aslında yavaş yavaş duyma yetisini kaybetmeye başladığı döneme denk geldiğini bilmeyiz. Bu bilgileri birleştirdikten sonra, o devasa müzik, kulaklarımızda büyük bestecinin duygularına yönelik daha farklı hisler geliştirmemizi, iç dünyasına başka bir pencereden bakmamızı sağlar. Müziğin tanrısal temsilcisinin insani özelliklerini, kırılmaya başlamış vücudunun kendisine yaşattığı zorlukların izini notalarında yakalamaya başlarız.

Sekiz Oscar ödülü sahibi Amadeus filminde, başka birçok derdinin yanında senaryo gereği can düşmanı Salieri ile de mücadele etmek zorunda olan Mozart’ın, aslında bir saray müzisyeni olarak görev yapabilip, düzenli olarak para kazanmasını sağlayan kişinin aynı Salieri olduğunu okuyarak öğrenebiliriz.

Öldüğünde cebindeki metal bir kutudan, son nefesine kadar hasretini çektiği ama dönemeden can verdiği ülkesinin bir avuç toprağı çıktığını öğrendiğimizde, ruhumuzu titreten o noktürnleri Chopin’in hangi duygu ikliminde yazdığını, ruhsal çalkantılarının devasa boyutunu notalarındaki yansımalardan duyumsarız. Kendi cenaze töreninde gizemli ve birçok insanda ürkmeye, ölüm hakkında derin bir tefekküre neden olan kendi bestesi cenaze marşını değil Mozart’ın Requiem’ini çaldırmıştır.

Klasik müzik ve onun anlattıkları, çoğunlukla sadece notalar, kulağımıza gelen tatlı melodiler değildir. Klasik müzik eserinin belirleyicisi bestecidir. Seyirci besteciyi bilmek, onu tanımak ve esere onun aracılığıyla girmek ister. Yaşantısı boyunca karşılaştığı ve ince ruhunda çeşitli izler bırakan duyguların izini, ardında bıraktığı notalarının peşinde süreriz. Bizler için onların hayatlarının, yaşayışlarının böyle önemli olmasının nedeni, eserlerindeki duyguya, neşeye, hüzne; bütün inişler ve çıkışlara o biricik hayat sayesinde, o hayat hakkında elde edebileceğimiz bilgi sayesinde ulaşabilecek olmamızdır.

Klasik müzik konserlerinde karşılaştığımız izleyicinin genel olarak rafine olması, görünen veya görünmeyen konser kurallarına muhafazakar yaklaşımlar sergilemesi eser ve besteci hakkında bir altyapıya sahip olup, doğal bir saygı duygusu beslediği içindir. Sadece kulağımızla işittiğimiz ve parmaklarımız veya ellerimizin hafif vuruşlarla tempo tutarak keyifle sonlandıracağı bir aktiviteyi değil, eserin gerçek sahibini, yaratıcısını onurlandıracağımız, bir toplaşmayı ifade eder bir konser.

Başka bir açıdan yaklaşarak Tchaikovsky’nin hayatı ve müziğini, nihayetinde bu iki olgunun birleşiminden kaynaklı izleyicide oluşan zihinsel durum çerçevesinde anlatmaya çalışacağım.

Tchaikovsky bir müzisyen değil de, hayat hikayesi okunmaya değer başka herhangi bir mesleğe mensup bir karakter olarak karşımıza çıksaydı şüphesiz ki yine de okuduklarımızdan etkilenirdik.

Çok bağlı olduğu annesini ondört yaşındayken koleradan kaybeden ve zaten içine kapanık şahsiyeti o günden sonra onulmaz yaralarla hırpalanan müzisyen, ailesinin baskısıyla hukuk eğitimi almış, memuriyette önemli terfiler elde etmiş ama yirmiüç yaşında ruhunun derinliklerinden gelen ve küçük yaşlarından beri içinde sönmek bilmeden yanan ateşe karşı koyamayarak müzik hayatına başlamıştır. Rus müziğinin büyük ismi Anton Rubinstein’in öğrencisi olmuş, daha sonra kendisiyle Moskova’ya giderek konservatuar eğitmenliği yapmış ve giderek, müziğini önce Rusya’ya daha sonra bütün dünyaya kabul ettirmiştir.

Tchaikovsky’nin depresif kişiliğini besleyen unsurlardan birinin de cinsel eğiliminden kaynaklanan ve toplumda bu davranışın kabul görmemesinden dolayı yaşadığı baskılar olduğunu biliyoruz. Eşcinsel olduğunu gizlemek için yaptığı ve bitirilmese de hüsranla sonuçlanan, yaşadığı depresyonun artmasına neden olan bir evlilik yaşamıştır. Ardında bıraktığı mektuplarda, yaşadığı duygusal çöküntüleri, aşk, sorumluluklar, müzik hakkındaki görüşlerini takip edebiliyoruz.

Kesin bir şekilde bildiğimiz başka bir konu ise, büyük bestecinin hayatında çok önemli bir yer tutan Nadezhda von Meck’tir. Biz müzikseverler bugün dünyanın her yerinde Uyuyan Güzel, Fındıkkıran, Kuğu Gölü, Phatetic Synphony, 1. Piyano Konçertosu, 1812 Uvertürü ve niceleri gibi zTchaikovski eserlerini, içimizde titreyen hislerle, kulağımızda tınlayan kimi duygusal kimi neşeli ezgilerle dinleyebiliyorsak, bu kadının sanat aşkı ve büyük bestecideki ışığı, onun yaratıcılığını ve azmini görmeyi başarması sayesindedir. Onüç yıl boyunca diğer bütün işlerini bırakıp rahatça müzik yapması için büyük besteciye hamilik yapmıştır. Kendi isteğiyle hiç yüzyüze görüşmeden ve sadece mektuplaşarak birbirlerini tanımışlar, birbirlerine arkadaş, sırdaş, dost olmuşlardır. Bugün bu mektuplara sahibiz ve bestecimizin ruhundaki incelikleri, kırılganlıklarını, yaratım sürecini ve daha birçok özelliğini daha yakından görebiliyoruz.

İşte burada bestecinin hayatı ile ilgili bilginin müziğini duymadığımız takdirde bizi eksik bırakacağını vurgulamak istiyorum. 2011 yılında Neeme Jarvi şefliğinde Göteborg Senfoni Orkestrası’nın doldurduğu 7 saatlik kayıtta bestecinin senfonik eserleri, bir takım uvertürleri ve balatları var. Meşhur 6. Senfoni haricinde, kitleler tarafından bilinen bale ve operaları, efsanevi 1812 Uvertürü bu albümde yok.

İki ay boyunca dinlediğim bu güzel ve temiz kayıttan benim öğrendiğim ise, Tchaikovsky’nin asla tam olarak mutsuz, hayatını kapkara bir ruh haliyle, bedbaht ve çöküntüler eşliğinde yaşayan bir insan olmadığıydı. Bayan von Meck aracılığıyla elde ettiği bolluk dönemlerinde Avrupa’ya ve Amerika’ya yaptığı geziler, ruhuna iyi gelmiş, belki oralarda kendini gerçekleştirebilmiş, nefes alabilmiş ve bunu müziğine yansıtabilmişti. Bunu duydum.

Yaşadığı dönemde kendi ününe tanık olabilmiş sanatçılardan biri Tchaikovsky. Kendi eserlerini orkestranın önünde yönetebilmiş, sergilemiş. Gizemli ölümü kimilerine göre ihmalin ve bir bardak mikrobun neden olduğu kolera; kimilerine göre ise yasak bir aşkın, siyasi sonucu olarak intihar.

Artık önemli değil. Biz hayatıyla ilgili edindiğimiz bilgileri, bestecinin notalarından kulağımıza gelen melodilerle birleştiriyoruz. Depresyonunu da yakalıyoruz orada, sıkıntılarından kaçabildiği, kendini kurtarabildiği ve içinden taşan hislerini dilediği gibi yaşayabildiği zamanlardan notalarına düşenleri de.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir