Varlık – Mart’20

2016 yılında Oxford Sözlükleri tarafından yılın sözcüğü seçilerek yaygınlık kazanan ‘post-truth’ ilk kez 1992 yılında Steve Tesich tarafından dile getirilmiştir. “Duyguların ve kişisel kanaatlerin belirli bir konu üzerinde kamuoyunu belirlemede rasyonel gerçeklerden daha fazla etkili olması durumu” olarak tanımlanan kavramın ‘post gerçeklik’, ‘post olgusal’, ‘hakikat öncesi’, ‘hakikat önemsizleşmesi’ ve ‘gerçek ötesi’ gibi Türkçe karşılıkları da vardır. Kamuoyunun düşünsel yapısında nesnel gerçeklerin yerini duygu ve inançların aldığını ifade eden ‘post-truth’ kavramının farklı adlandırılmaları ‘post’ ve ‘truth’ sözcülerindeki anlam değişimlerinden kaynaklanır.

Bilgisizliğin kutsandığı, duygularıyla yönlendirilebilen kitlelerin yüceltilebildiği ‘post-truth’ çağ kitle iletişim araçlarının yarattığı yanılsamalardan ibarettir.

” Hakikatin önemsizleşmesinin getirdiği yenilik, kitlelerin, kendi önyargılarına, görüşlerine ya da kanaatlerine uyumlu olduğu sürece, yalanların yalan olduğunu bilse dahi, onları hakikatmiş gibi kabul etmesidir. Kitlelerin, yalan olduğunu bildiği söylemler karşısında, sanki bu yalanlar doğruymuşçasına pozisyon alması, onları savunması, sahip çıkmasıdır.”

Panoptikon’dan Küresel Panoptikon’a Post-truth bağlamında “1984”

Hande Balkız

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir