Varlık – Mart’21

[B]ence pandemi sürecinin sanat ile olan ilişkimize en büyük etkisi, bir sanat eserini yerinde görmekten, o eserin üzerine düşünmekten, belki sonrasında dışarıda bir çay-kahve içmekten, bir kitapçıya uğrayıp o deneyimin izini sürmekten toplu olarak men edilmiş olmamızdır. Müze, galeri, sinema, tiyatro ve kitapçıların kapalı olması ya da sokakta yapılan performansların durması sadece tekil olarak bir eseri deneyimlememizi değil, bu deneyimi de kapsayan bir dizi pratiğimizi de engelledi. Yani pandemi sürecinde sanat izleyicisi sanatla ilişkilenme biçimlerini, ritüellerini, hatta tabiri caizse kendi sanatsal aura’sını kaybetti.

Kültür ve sanatın hayatımızda kapladığı önemli alan tam da bu kriz anlarında daha çok ortaya çıkıyor. Bas seslerin bir besteden çıkarılmasından sonra geride oluşan boşluk gibi sanatsal deneyim de gündelik hayattan çekildiğinde daha belirgin hale geliyor.

Pandemi ve Aurasını Kaybeden Sanat İzleyicisi

Erdem Çolak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir