Varlık-Mayıs’19

Geçenlerde öykü yazarı Hanife Altun’un bir röportajını okudum. İrem Uzunhasanoğlu’nun sorduğu bir soruya verdiği şu yanıt dikkatimi çekti. ‘Ben yazıyorum ve yegâne malzemem de dil. Bu aynı zamanda insan türünün de yegâne iletişim vasıtası. Ben dili herkesten farklı kullanıp; eğip, büküp ona beni işaret eden bir üslup giydiremeyeceksem, ne anlamı var? Ayırt ediciliği nerede? Ses rengi, parmak izi gibi bir şey dil benim için.’

Yeni Öyküler Arasında

Jale Sancak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir