Varlık – Şubat’21

Julio Cortázar, yanıtların bilim ve felsefenin spesifik amacı olduğunu, edebiyatın ise sorular sormak, endişelendirmek, gerçeğin yeni perspektiflerine ulaşmak için var olduğunu söyler ve ister okur ister yazar olalım edebiyata varoluşun en temel buluşmalarına gider gibi, aşka ve bazen de ölüme gider gibi, bu ikisinin bir bütünün bölünmez parçalarını oluşturduklarını ve bir kitabın da ilk sayfasından çok önce başladığını ve son sayfasından çok sonra bittiğini belirtir. Yazılanlar kadar yazılmayanlardan, söylenenler kadar sezdirilenlerden de oluşur bir metin, zira yazarın zihnindeki örüntüler dile dönüştüğünde çoğunlukla ton kaybeder. Kimi zaman zihindeki geometri dilde muğlak, puslu ifadelere dönüşürken kimi zaman da dilde karşılaşılan kesinlikler zihindeki birikim ağlarını, referans köklerini kaynaştırır, belirsizleştirir. Yaratıcı tını metne, yazıya evrilirken farklı kimliklere/rollere bürünen/bölünen kaygılar, korkular, öfkeler, sitemler, arzular, oluşlar, olamayışlar çarpışır durur. Entelektüel oyun alanı zihinsel uzamın sahnesine dönüşür.

Ayhan Koç Metinlerinde Entelektüel Oyun Alanı

Hande Balkız

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir