Varlık – Ocak’22

Peki, nedir modern evsel iç mekân? İşlevsel bir makine ev mi? İçle dış arasında mutlak bir birliktelik kuran, içeriden bakan skopik özneye dünyanın bütün olasılıklarını sunan ama toplumsalın da içeriyi istila etmesine, gözetlemesine olanak sağlayan bir cam ev mi? Sahibi adına konuşan ve bir anlamda benim biricik yüzümün yansıması olan otobiyografik bir ev mi? Departmanlı mağazaların reyonlarında dolaşırken gördüğüm ve sahip olmak için kıvrandığım bir fetiş nesnesi olan ev mi? Artık asla sahip olamayacağım, bana geçmişteki şiirsel varoluşu hatırlatan şairane ev mi? Dışarının yabancılaştırıcı ve anonimleştirici ortamından kaçarak sığındığım, geçmişimi sakladığım düşsel bir ev mi? Her ne kadar tekinsiz ve rahatsız edici de olsa beni iç kuytularına götüren, hayaletleriyle dost olduğum ve en derin arzularımı açığa çıkaran bir arzu makinesi olarak ev mi?

Belki de modern evsel iç mekân bunların hiçbiri ve hepsi. Modern iç mekân ne tıka basa doldurulmuş ne de tamamen çıplaklaştırılmış; ne kendini tamamen dışarıya açan ne de mutlak bir şekilde kapatan; ne kök salarak yerleştiğim ne de dışsal, göçebe seyahatlerimde durak olan bir mekândır. Modern iç mekân bunların hepsinin arasında gidip gelen ve gidip gelişleri hiç tamamlanmayacak olan bir deneyimdir. Nomadik bir monad.

Modern Evin İkili Yaşamı: Dışsal Yolculuklar, İçsel Keşifler

Umut Şumnu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir